Bu bölüm sadece gurbette olan Erkenekli hemşehrilerimiz için oluşturulmuştur. Gurbetteki Erkenekliler, bu bölümde duygu ve düşüncelerini, Erkenekle ilgili anılarını ve özlemlerini dile getirebilirler.
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2 Toplam Üye Sayısı: 168 En Yeni Üye: veysi sagir
Erkenek Tarihi
KASABANIN TARİHİ
1500'lü yıllarda Özbekistanın Maveraünnehir bölgesinden geldiği
sanılan çok büyük bir Türk kabilesi Osmanlı topraklarına girerken
Osmanlı Devleti ile İran savaş halindedir. Kabile Osmanlı Devleti
yanında yer alarak savaşın Osmanlıların lehine sonuçlanmasını sağlar.
Osmanlı Devleti bu büyük Türk Kabilesini üç parçaya bölerek bir kısmını
Diyarbakır'a, bir kısmını Adıyaman'a ve bir kısmını da Aşağıköy'e
yerleştirmiştir. Şuan kasabada yaşayan neslin bu kabilenin torunları
olduğu kabul edilmektedir.
Kanuni dönemi Malatya Tahrir defterinde 1560 yılına bilgilere göre,
Nahiye-i Erkenek Derliva-i Malatya adıyla kayıtlara geçmiştir. Bu
dönemde Erkenek, umumi yol üzerinde (derbent) boğaz, dar geçit olup,
Erkenek ahalisi gelip geçenlere yardımcı olduklarından dolayı, Kanuni
döneminde vergiden muaf tutulmuştur. Bu dönemde Erkenek'e bağlı 14 mezra
bulunmaktadır.
Erkenek adı, mevsim şartlarından dolayı ekilen ürünün daha verimli
olması için erken ekilmesi gerektiğinden dolayı "erken ek" adını aldığı
belirtilmektedir
BELDENİN COĞRAFİ YAPISI
Erkenek Beldesi Malatya ili Doğanşehir ilçesine bağlıdır. Malatya
iline 90 km., Doğanşehir ilçesine 30 km.'dir. Malatya-Adana karayolu
üzerinde dört tarafı dağlarla çevrili ova üzerinde kurulmuştur. Yerleşim
alanı daha çok düz ve verimli topraklar üzerine yapılmıştır. Kasabanın
doğusunda Çamurlu, batısında Arıktepe ve Boruk Dağı (2110 m) güneyinde
Akdağ (2110 m) kuzeyinde Kepez Dağları bulunmaktadır. Erkenek Beldesinin
deniz seviyesinden yüksekliği 1400 m'dir. Yüksek tarım alanlarında bu
yükseklik 1800 m.'ye kadar çıkmaktadır.
Beldeyi Malatya-Adana Karayolu ikiye ayırır. Yolun güneyindeki evleri
Devlet tabii afetlerden zarar gören vatandaşlar için yapmış kuzeyindeki
evleri ise vatandaşlar kendileri yapmıştır. 1954 yılında yapılan
karayolu ile ulaşım imkanları artan Erkenek Beldesi, Doğu Anadolu
bölgesinin taştan oyma ilk karayoluna sahiptir. Erkenek Beldesi 1954
yılında Belediye olmuştur.Beldeye Karadere, Gücük, Karanlıkdere
mezraları bağlıdır.
Beldenin ev, sokak ve caddeleri imar planına uygun olarak yapılmış olup
altyapı sorunu bulunmamaktadır. Kasabanın sokakları büyük oranlarda
ağaçlandırılmış, evler baharla birlikte yeşil ağaçlar arasında adeta
kaybolmaktadır.
BELDENİN KURULUŞ TARİHİ
Belde Aşağıköy mevkiinde dağın eteğinde kurulmuş, 1950'lerde maddi
durumu iyi olan aileler şuan ki yerleşim yerine evler yapmışlar ve
taşınma bu şekilde olmuştur.
Erkenek, Aşağıköy mevkiinde kurulu iken şuan ki kanalizasyon yapımı
çalışmaları esnasında kontrole gelen devletin üst düzey yetkilileri
kontrol bittiğinde vaktin akşam olması sebebi ile, köyün ileri
gelenlerinden birinin evinde misafir edilmişlerdir. O gece yağmur
yağmış,ev sahibi aşağıya suyun akmasını önlemek için çatısız dam
niteliğindeki evinin damına çıkarak, damı loğlamaya başlamış, gürültüye
uyanan misafir, heyelan oluyor endişesi ile yataktan telaşla kalkmış ve
uyumadan sabahı beklemiş, sabah olduğunda köyün gerçekten heyelan riski
ile karşı karşıya bulunduğunu görmüş ve köyün buradan taşınması
gerektiğine karar vermiştir. Köylülerinde desteğini alarak gerekli
girişimlerde bulunmuş, kuruluş yeri olarak şuan ki Hürriyet Mahallesinin
yeri seçilmiştir. Zemindeki bozukluklar çakıl ve taşlarla doldurularak
düzeltilerek 1959 yılında, Adnan MENDERES tarafından Hürriyet
Mahallesine 440 adet konut yapılmıştır. 1960-1962 yılları arasında evler
2,5 lira karşılığında sahiplerine teslim edilmiş ve eski yerleşim
yerinden böylelikle buraya gelinmiştir. Belde Gedikağzı Mahallesi,
Kınalıtaş Mahallesi ve Hürriyet Mahallesi olmak üzere 3 mahalleden
oluşur.
NÜFUSU
1995 yılı nüfus sayımına göre 6389 kişi olan nüfus 2000 nüfus
sayımına göre 11950'ye çıkmıştır. Kasabanın nüfusunu etkileyen en önemli
faktörler işsizlik ve kış aylarının uzun ve sert gecmesidir. Bu
dönemlerde genç nüfus Akdeniz Bölgesine çalışmaya gider. Yaz
dönemlerinde nüfus 15 ile 20.000'e çıkmaktadır.
ERKENEK BELDESİNİN RESMİ KURUMLARI
Belde de 1 Belediye Binası, 1 P:T:T., 1 Jandarma Karakolu, 1 Sağlık
Ocağı, 2 İlköğretim Okulu, 1 Lise, 1 TEDAŞ Bölge Şefliği, 1 Meteoroloji
İstasyonu, 1 Radyolojik İstasyonu, 2 TV.yansıtıcısı bulunmaktadır.
KASABADA YETİŞEN ÜRÜNLER
Kasabanın sulu arazisine en çok ekilen ve bölgede çok meşhur olan
fasulye, önemli ürünlerinden biridir. Sulu arazide, patates, soğan,
buğday, nohut, mercimek ekilmektedir. Susuz arazilerde ise nohut ve
buğday yetiştirilmektedir.
SEBZE VE MEYVECİLİK
Bağcılık, kasaba için 1980 öncesi önemli gelir kaynaklarından biri
olarak görülmekte iken bu yıllardan sonra zirai hastalıklar ve
bakımsızlık sonucu önemini yitirmiştir. Başlıca yetişen üzüm çeşitleri:
Peygamber üzümü, koraş, ezezi ve kara üzümdür.
Kasabanın yaklaşık %20'si meyve bahçesidir. Malatya'nın simgesi olan
kayısı, Erkenek'te bol miktarda yetiştirilmektedir. Son yıllarda yaş
olarak satılan kayısı, üreticiye büyük ekonomik katkı sağlamıştır. Elma
ve armut, Erkenek'te bol miktarda yetiştirilmektedir. Kasabada yetişen
elma çeşitleri:Starking, santamaria, bal armudu ve kış armududur
Sebzecilik, 1995 yıllarından sonra en önemli geçim kaynaklarından biri
haline gelmiştir. Çevre illere gönderilen sebzeler, Erkenek ekonomisine
büyük katkı sağlamaktadır. Yetişen başlıca sebzeler: domates, salatalık,
biber, marul, kabak ve diğer sebze türleridir
İKLİM
Kasaba, denizden 1400 metre yükseklikte olduğu için yazları serin,
kışları ise çok soğuktur.Kışın kar kalınlığı yüksek değerlere çıkar ve
zaman zaman karayolu ulaşıma kapanır. Yüksek dağlarda Temmuz aylarına
kadar karın mevcut olduğu görülür. Baharla birlikte kasaba, yeşil bir
örtüye bürünür. Son yıllarda yapılan barajların etkisi ile ikliminde bir
değişikliğe uğramış olup Akdeniz ikliminin hakim olduğu görülmektedir.
BİTKİ ÖRTÜSÜ VE DOĞAL GÜZELLİKLERİ
Erkenek Kasabasının genellikle dağları ağaçsız olup, Kepez
Dağlarında bodur meşeler, Çamlıbel ve Söğüt Tepesi mevkiinde ise çam
ağaçları bulunmaktadır. Sakaltutan suyunun geçtiği bölgelerde çınar,
kavak ve söğüt ağaçlarına bolca rastlanır.
Mesire yeri olarak Sakaltutan, Elektrik Santrali, Yurt yeri, Kurt
deresi, Bentağzı, Karasu sayılabilir. Özellikle Sakaltutan, yaz
mevsiminde çevre illerden gelen ziyaretçiler ile şenlenir.
Kasabanın görülmeye değer çok sayıda doğal güzellikleri bulunmaktadır.
Bunlar içerisinde en önemlileri; Elektrik Santrali şelalesi, Sulama
tünelleri, Güpdüştü şelalesi, Eskiköy ve vadisi, Kınalıtaş mevkiindeki
yeşil renkli taşlar, Reşadiye Geçidi, Karanlıkdere Geçidi, Karayolu
Tüneli, Yumurta Köprü ve Bozkavak sayılabilir.
BELDENİN KÜLTÜREL YAPISI
Kasabada, son yıllarda okuma oranı, üniversite kazanan öğrenci
sayıları ile gittikçe artmıştır. Kasabada açılan biçki-dikiş kursları
genç kızlar tarafından büyük ilgi görmektedir. Amatör şiir ve ses
sanatçıları güzel beste ve şarkılarını çeşitli kurs ve sergilerde ortaya
koymaktadırlar.
Sportif alanlarda futbol ön plana çıkmıştır. Atletiz alanında özellikle
10.000 m. koşuları sıkça yapılmaktadır.
YEMEK ÇEŞİTLERİ
Kasabanın kendine has yemekleri ve yöresel isimleri şunlardır; Dolma
köfte(içli köfte) Karaşora (Katıklı çorba) toyha çorbası, çirişli aş,
körmenli pilav, borani, kel köfte, sarma, tarhana çorbası, dürme
bulamaç, ekşili köfte, yahni, kaygana, gamalak katıklısı, gamalak
ekşilisi, pirpirim ekşilisi, çildirim salatası, narpuz salatası, manca.
kenger hıtabı, gıcı hıtabı, gıcı katıklısı, közleme. pileke, ekşili
ekmek aşı, tey